Çarpıcı açıklama: Türkiye’nin ciddiyeti sayesinde bu oldu

Suriyeli muhalifleri temsil eden Müzakere Yüksek Heyeti (MYK) Başkanı Nasr el-Hariri, Suriye’nin İdlib kentinde 6 Mart’ta yürürlüğe giren ateşkesin Türkiye ve Suriye Milli Ordusu’nun (SMO) ciddiyeti sayesinde 9 yıldan bu yana gerçekleşen en uzun ateşkes olduğunu dile getirdi.

AA muhabirine konuşan Hariri, “İdlib’deki ateşkes, geçen 9 sene boyunca varılan en uzun ateşkes oldu. Neden? Çünkü SMO ile ortak paydalarımızın olduğu, dost ve kardeş ülke Türkiye’nin ciddiyeti söz konusu. Uluslararası camianın da askeri, insani ve siyasi pek çok faktörün etkisi ve aynı zamanda siyasi çözümden başka yol olmaması nedeniyle SMO ile Türkiye’nin düzenlediği meşru operasyonlara destek vermesi, tarafları atacakları adımları bin kere düşünmeye zorladı.” dedi.

Hariri, Esed rejimi ile müttefiklerinin özellikle de İran’ın, ateşkesten elde edecekleri çıkarları olmadığı için önceki senelerde olduğu gibi terörü bahane ederek ve gerçekleştirdikleri ihlallerle ateşkesi hükümsüz kılmaya çalışacakları uyarısında bulundu.

İdlib’deki ateşkesin, bölgedeki milyonlarca insanın hayatını koruduğu için çok önemli olduğunu ifade eden Hariri, “Geldiğimiz bu noktada siyasi süreçle sahadaki gelişmeleri birbirinden ayıramayız. Özellikle de rejim ve müttefikleri, Suriye meselesinde tek çözüm olarak askeri çözümü görürken. Rejim ateşkese zorlanarak, herkese siyasi çözümden başka seçenek olmadığı mesajı verildi. Rejimi ve müttefiklerini müzakere masasına çekecek olan tek faktör belki de İdlib’de sahada yaşananlardır.” diye konuştu.

MYK seçimleri

MYK’nın çalışmaları ve seçimlerle ilgili de konuşan Hariri, “Müzakere heyeti seçimleri konusunda herhangi bir anlaşmazlık yok. Heyet başkanı, yardımcısı ve genel sekreteri bunu gerçekleştirmeye hazır. Bunun önündeki asıl engel, heyetin toplanmasına mani olan usulle ilgili iç meseleler ve Riyad’daki bağımsızlar toplantısıdır.” ifadelerini kullandı.

Hariri, Suudi Arabistan, Suriyeli bileşenler ve uluslararası camia arasında iletişimin devam ettiğini, MYK’nın birliğini ve varlığını koruma, seçimler başta olmak üzere diğer hedeflerini yerine getirmesi gibi olumlu bir yaklaşım benimsendiğini kaydetti. Hariri, bağımsızlar meselesinin tartışılmasının seçimlerden sonraya ertelenmesinin de önemli bir ilerleme olduğunu vurguladı.

Hariri, MYK’nın siyasi çözümü destekleyen uluslararası camia ve Suriyeli tüm bileşenlerin mutabakatıyla Riyad-1 ve 2 Konferansları sonucu tesis edildiğini, daha önce varılan mutabakatta yapılacak herhangi bir değişikliğin diyalog yoluyla olması gerektiğini dile getirdi.

MYK’nın büyük meydan okumalardan geçtiğini ancak kimsenin içişlerine karışmalarına müsade etmediklerini belirten Hariri, “Benim dönemimde ne Suudi Arabistan’dan ne de başkasından herhangi bir müdahale görmedim. Bir yanlışlık yapıldığını hissettiğimizde ki; bunun iyi niyetli olduğunu düşünüyorum, çekincelerimizi ortaya koyduk ve bunlara kulak verildi.” dedi.

Anayasa Komitesi’nin çalışmaları

Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir O. Pedersen’ın, Anayasa Komitesi’yle ilgili çalışmalarına da değinen Hariri, BM temsilcisinin, Komite’nin çalışmalarını anayasal içeriklerin tartışıldığı bir alana kaydırmaya çalıştığını söyledi.

Hariri, rejimin 7-8 öneriyi reddetmesi ve Anayasa Komitesi’ne verilen yetkiye aykırı bir ajanda üzerinde ısrar etmesinden sonra Pedersen’ın başka bir öneri sunmak için çalıştığını, rejim ile MYK arasında yapılan görüşmeden sonra kabul edilen bu önerinin, BM Güvenlik Konseyi’ne taşındığını ve tarafların anlaşmaya varışının ilan edildiğini kaydetti.

Hariri, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Anlaşmadan sonra Komite’nin davet edilmesi gerekiyordu. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle toplantı yapılamadığından Pedersen, online toplantı yapılması önerisini sundu. Online görüşmeler ancak Suriye ile ilgili daha basit meselelere uygun olacağından bazı çekincelerimiz oldu. Kaldı ki; daha önce düzenlenen toplantılarda bile bir sonuç elde edemedik. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Pedersen’a olumlu yanıt verdik ama her zaman olduğu gibi rejim yine itiraz etti ancak fiziksel toplantıya hazır olduğunu ifade etti. Sanıyorum ki, salgının gerilemesiyle beraber bir araya geleceğiz.”

Esed ile Oligark kuzeni Mahluf arasındaki anlaşmazlık 

Esed’in akrabalarından iş adamı Rami Mahluf’un yayımladığı video ve aralarında yaşanan anlaşmazlıkla ilgili de değerlendirmede bulunan Hariri, “Suriye halkının yarısından fazlasını öldüren, işkence eden ya da evsiz bırakan rejimin ektikleri artık kendi yandaşlarının başına musallat oluyor.” dedi.

Rejimin ekonomik bakımdan sıkıntı içinde olduğunu, getirdiği paralı askerler ve Suriye halkını öldürmek için aldığı silahların faturasının milyarlarca dolara ulaştığını belirten Hariri, ister dışarıda isterse rejim bölgelerinde olsun bunun bedelini yine Suriye halkının ödediğini vurguladı.

Mahluf’un sosyal medya hesabından yaptığı açıklamanın “tehlikeli” olduğunu aktaran Hariri, “Bu mesaj, rejimin ne kendisine ne de muhaliflere fayda sağlamayacağını anlatıyor. Bu rejim artık kendi yandaşlarının kanını emiyor. Bu da Suriye halkının sıkıntılarını artıracaktır. Mesaj şudur: Suriyeliler için bu rejimden ve onun kollarından kurtulmaktan, yeni bir anayasa hazırlamaktan ve yeni bir sayfa açmaktan başka çare yoktur. Devrim güçlerinin ve halkın isteği budur.” tespitini yaptı.

Show More
Bir cevap yazın