Feminist eliyle parçalanan aileler! “Kim tecavüzcüsü için af ister ki?”

Sayıları 18 bine ulaşan genç evlilik mağduru çiftlerin gözü kulağı, koronavirüsle mücadeledeki normalleşme sürecinde çalışmalarına yeniden başlayan TBMM’de. Yıllardır haklarında yapılacak düzenlemeyi bekleyen genç evlilik mağduru kadınlar yeniakit.com.tr’ye konuştu.

Celile Çukur: Eşimle severek isteyerek evlendim

“Ben eşimle 2015 yılında severek, isteyerek, kendi rızamla kaçarak evlendim.” diyen Celile Çukur, “Ailem kızgınlıkla eşimden şikayetçi şikayetçi oldu. Sonrasında mahkeme bile başlamadan şikayetlerini geri çekti. Daha sonra mahkeme kararıyla resmi nikahımız kıyıldı. Devletimiz tarafından aile cüzdanı verildi. Aradan 3 yıl geçtikten sonra ise devam eden kamu davası ile eşime 19 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası verdiler. 4 yıldır da cezaevinde.” ifadelerini kullandı.

Eşi cezaevine girdikten sonra çocuğu ile birlikte eşinin ailesinin evine taşındığını söyleyen Çukur, sözlerine şöyle devam etti:

“Ben çocuğuma hem anne hem baba sevgisi veremiyorum. Ona yetemiyorum. Hayatımıza kayınvalidem ile kendi ailemin destekleri sayesinde devam ediyorum. Bu şekilde nereye kadar devam edebileceğimi ben de bilmiyorum. Çok yoruldum. Bir taraftan geçimimizi sağlamaya çalışırken diğer taraftan da eşlerimiz için mücadele ediyoruz. Cezaevindeki eşime de umut vermek zorundayım. Eşimi de ayakta tutmaya çalışıyorum ama artık başaramıyorum.”

Damla Atalay: Femisinstler de doğrunun ne olduğunu biliyor

Mor Çatı ve benzeri derneklerin genç evlilik mağduriyetinin çözümüne karşı olmasına değinen Damla Atalay ise “Genç evliliklerle ilgili ne zaman bir haber çıksa hakkımızda algı operasyonu yapılıyor. Bizim sesimizi hiçbir şekilde duymak istemiyorlar. Aslında doğrunun ne olduğunu onlar da biliyorlar. Yani biz yıllardır resmi nikahlıyız, evliyiz. Bizim eşlerimiz bizim istismarcımız değil. Eğer eşim benim istismarcım olsa bu mücadeleyi vereyim? Bizim çocuklarımız var, babasızlar. Çocuklarımıza verebilecek bir cevabımız yok.” diye konuştu.

Gülşeref Öztürk: Alnımızdaki lekeden kurtulmak istiyoruz

Haklarında yapılan haberlerden utandıklarını vurgulayan Gülşeref Öztürk de şunları söyledi:

“Biz hakkımızda yapılan haberleri ve eşlerimiz için kullanılan ifadeleri okurken utanıyoruz. Bizler o ifadeleri asla kabul etmiyoruz. Çünkü bizim eşlerimiz tecavüzcümüz değil, istismarcımız hiç değil. Onlar gerçekten bir aile babası. Çoluk çocuk sahibi insanlar. Bu iftiraları hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Kim tecavüzcüsü için bir af ister ki?”

Show More
Bir cevap yazın