Uzmanlar “Pençe-Kartal Operasyonu”nu değerlendirdi

Irak kuzeyine düzenlenen Pençe-Kartal Operasyonu Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığını bir kez daha dünyaya gösterdi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan uzmanlar PKK’nın belini kırana kadar operasyonların devam edeceğini belirtti.

Terörle mücadelesine kararlılıkla devam eden Türkiye, Irak’ın kuzeyindeki terör hedeflerini Pençe-Kartal Operasyonu’yla yerle bir etti. Yurdun çeşitli bölgelerindeki muharip filo komutanlıklarından kalkan uçaklar sınır ötesinteki 81 hedefi teröristlerin başına yıktı. Operasyonla ilgili ilk değerlendirmesini yapan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, operasyonu gerçekleştiren pilotlarımızı tebrik etti.

Bir yandan Akdeniz ve Ege’de de sıcak gelişmeler yaşanırken, Türkiye bu operasyonla bölge ülkelerine de net bir mesaj verdi.

Operasyonun kritik önemlerine dikkat çeken uzmanlar, teröristlerin beklemediği şekilde darbe yediklerini kaydetti ve ABD’nin bölgede girişmeye hazırlandığı yeni oyunların da bozulduğunu vurguladı.

Emekli Albay Coşkun Başbuğ, Yeni Birlik Gazetesi Yazarı Faruk Aktaş ile Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, operasyona ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

“Baskın ve şok etkisi yapıldı”

Emekli Albay Coşkun Başbuğ’un değerlendirmeleri şöyle:

“Bu operasyon önemli ve kritik bir operasyon. Ama neden kritik sorusu aklına geldiğinde tabii ki verilecek cevaplar var. Çünkü bu bölgeye ilk defa operasyon düzenlemiyoruz. Tamamına daha evvelden operasyon yaptık. Ama burada hassas ve kritik olan şu: Bu bölgeye hepsine aynı anda ilk defa operasyon yapılıyor. Neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuldu? Bana göre çok doğru askeri taktik uygulandı.

Baskın ve şok etkisi yaptı diye alışılagelmişin dışına çıkarak bana göre bütün bölgeyi içine kapsayacak şok etkisi yapacak bir harekat planlanmış. Dolayısıyla teröristin ve onu destekleyenlerin asla beklemediği bir harekat ve operasyondu. Burada ilk defa tamamının hedef alındığı harekat gerçekleştirdi Silahlı Kuvvetler. Bu yapılan harekat bir gecede 81 hedefin etkisiz hale getirilmesiyle bana göre başka hiçbir ordunun başaramayacağı bir süreçle tamamlandı. Çünkü başka bir ülkede böyle bir harekat ve gece koşullarında bu harekatın gerçekleştirilmiş olması, hiçbir sivilin burnunun kanamaması, hiçbir yanlış hedefin vurulmaması, hiçbir kazanın olmaması operasyonu çok daha anlamlandırıyor. Çünkü benzer operasyonları dünyada yapabilecek ordu buna Amerika’sı Rusya’sı dahil yok. Ya kaza olur ya yanlış yeri vururlar ya da bütün şehir yerle bir edilir, örneklerini gördük. Rakka’da Amerika’nın yaptığı. Dolayısıyla bu her anlamda çok büyük bir taktiksel başarı, siyasi başarı. Çünkü zaten operasyonu biz olduktan sonra dünya kamuoyuyla paylaştık ve dedik ki: Meşru müdafaa hakkını kullanmak üzere biz bu operasyonu gerçekleştiriyoruz.”

Türkiye’nin caydırıcılığı artıyor

“Burada mühim olan bir nokta da şu: Türkiye’nin ve Türk ordusunun geldiği durum. 15 Temmuz gibi bir badireyi atlatmış, ayağa kalkabilir mi diye sorgulanan ordu bugün iki kıtada operasyon yapıyor ve yetmedi üstüne büyük tatbikat gerçekleştiriyor. Bütün bunlara baktığımızda gerçekten göğüs kabartan dosta güven düşmana korku veren bir Silahlı Kuvvetler manzarası var ortada. Bu oluşan tablo Batı’daki birçok başkenti titretiyor ve Türkiye’nin caydırıcılığı etkisini artırıyor.”

Amerika anlamıyor

– Rusya’dan bir heyet gelecekti, ertelendi. Libya ve Yunanistan’la ilgili de sıcak gelişmeler yaşanıyor. Bu operasyon bölgedeki siyasi gelişmelerle alakalı da bir mesaj içerir mi ve etkisi olur mu?

“Kesinlikle. Şunu görmekte fayda var, devletler arası ilişkilerde, devletlerin kendi arasında uyguladığı görüşmeler var. Yani insan gibi kelimeler değil bu tür psikolojik harp yöntemleriyle devletler haberleşir. Bunu da tarihte en iyi uygulayan Türk devletleridir. Biz de o soyun devamı olarak bunu gerçekten mükemmel şekilde yapıyoruz. Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra. Bizim yaptığım her harekat, her operasyon bir anlam içeriyor. Bu anlam doğrultusunda biz bu harekatı planlıyoruz. Ama maalesef karşıdaki sizinle eşit seviyede aynı zekada olmadığı için algılamakta zorluk çekiyorlar. Yani bugün Amerika’nın tarihi iki yüz yıl. Bizim Osmanlı’nın çöküşü 300 sene sürdü. Dolayısıyla tecrübesizliğin de verdiği acemilikle Amerika’nın bu konudaki algısı biraz ağır.”

Hatta buna şöyle örnek verelim, Şanlıurfa’da bir harekat merkezi oluşturduk. Baktık ki Amerika yine ayak diremeye başladı, ayak sürüyor en sonunda jetleri kaldırdık. Ve güvenlik koridorunu uçurduk. Amerika aynı aymazlığa devam edince Cumhurbaşkanı şu sözleri kurmak zorunda kaldı: Ya bu uçaklar uçuyor, bunun bir anlamı var bunu anlamak lazım diye. Bugüne kadar dünya tarihinde hiç görmediğim bir vurgu yaptı, karşıdakinin anlamadığını görünce. Bu çerçeveden bakınca harekatın elbette bir anlamı var. Ve bu anlam, Türkiye’nin kararlılığını gösteriyor.

Amerika’nın yeni harp oyunu

Aslında bu operasyonla biz her ne kadar Hakurk, Kandil gibi bölgeleri konuşuyor olsak da bana göre operasyonun harekat bölgesi, yani can damarı Sincar ve Mahmur bölgesiydi, Karacak bölgesiydi. Çünkü bu bölgelerde Amerika yeni yeni yapılanmalara başladı. Neden dolayı başladı?

Bizim Libya’yla olan odaklanmamız, Doğu Akdeniz odaklanmamız, koronavirüs gibi gündemde Amerika şöyle hesap yaptı bana göre: Bunlar oraya dikkatini topladı, Irak ikinci plana kaldı. Ben orada yavaş yavaş planı devam ettireyim ve yeni bir harp oyunuyla başka bir yapıyı sahaya süreyim yoluna girdi Amerika. Ve bununla ilgili hareketlenmeler başladı.

Biz onu daha önce dile getirdik. Dedik ki Suriye’de bir şeyler oluyor, bir hareketlenme var. Bu bölge barışı ters etkiler. Irak’ı da etkiliyor dedik. Ve bana göre o harekete bir cevap olsun diye bu tür bir harekat planlandı. Ve altyapısı oluşturulan bölgede bütün tesisler yerle bir edildi, bütün lojistik yapılar mühimmat depoları vuruldu. Amerika’nın bölgeye getirmiş olduğu silah sevkıyatı vuruldu ve süreç başa döndürüldü. Bu operasyonla biz ilk defa aynı bölgede operasyon yapmıyoruz. Mesela Sincar’a üçüncü operasyon bu. 2017’de 50 tane uçak katıldı 80’den fazla terörist etkisiz hale getirildi. Amerika anlar diye düşündük, anlamadı. Aralık 2018’te yineledik operasyonu, orada da yine 80’den fazla terörist etkisiz hale getirildi fakat karşı taraf bunların hiçbirini görmedi. Görmeyince de üçüncü harekatı yapmak zorunluluğu oldu. Dolayısıyla bu açıdan bakınca bu operasyonun elbette anlamı var, elbette bir mana içeriyor.

Hem Irak’a, hem İran’a, hem Amerika’ya hem diğer emperyalist devletlere, ‘Ben kararlıyım. Karşımda hedef oluşturmayın, önüme çıktığınız an tepelerim’ demek istiyor Türkiye. Çünkü bölgede ciddi bir Amerikan varlığı var ve biz bölgede hedefleri etkisiz hale getirirken Amerika’nın da olduğu bölgeleri vurduk. Burada Sayın Çavuşoğlu’nun şu cümlesi devreye girdi. Suriye’ye girerseniz orada Amerikan varlığı var, Rus askerleri var ne düşünüyorsunuz dendiğinde Çavuşoğlu şu cümleyi kurmuştu: Biz terörle ve teröristle mücadele ederken kimin olduğuna bakmayız, tepeler geçeriz. Ve şu an işte onu uyguluyoruz.

Amaca ulaşana kadar operasyonla devam eder

Teröristin yanında kimin olduğunun önemi yok. Belki de orada kayıp yaşadı Amerika, bilemiyoruz. Dolayısıyla Türkiye bu konuda çok kararlı ve bu kararlılığını da sahaya yansıttı. Bunun devamı gelir mi, gelir. Orada havadan karadan çok ciddi bir istihbarat çalışması yapıldı, elde edilen bilgiler masaya yatırıldı ve bir hedef doğrultusunda harekat gerçekleştirildi. Şimdi muhtemelen gün ağardığında bölgeden alınan fotoğraflarla değerlendirme yapılacak. Amaca ulaşıldı mı ulaşılmadı mı diye. Ulaşılmadığı takdirde yeni operasyon an meselesi. Bunu benim gibi Rusya ve Amerika gibi aktör devletlerin de görmesi şart. Görme ihtimalleri var mı derseniz, ben o ihtimali düşük görürüm. Tecrübesizliğe ve pişkinliğe bağlıyorum. Ama yavaş yavaş taşlar yerine oturuyor. Bugün Avrupa basınında Türkiye’nin kararlılığını vurgulayan birçok yazı yer aldı. Bu operasyonların bizim arzu ettiğimiz hedefe ulaşıncaya kadar devam edeceğini öngörüyorum.

PKK hamle başlatacağız diyordu

Yeni Birlik Gazetesi Yazarı Faruk Aktaş’ın ise değerlendirmeleri şöyle:

Uzun süreden bu yana Amerika ve Fransa PKK’yla Barzani’ye yakın Kürt grupları bir araya getirmeye çalışıyor hem Suriye’de hem de Irak’ta. Kanımca en büyük mesajlardan birisi bunlara yönelik. PKK’yla ortak hareket etmesinin haricinde, rahat olamazsınız uyarısı bu. Bu işin bir boyutu. Bir diğer boyutu; Amerika ülkesindeki iç karışıklıklar sonrası PKK’ya yönelik desteğinde tereddüde girmiş durumda. Her ne kadar Pentagon sıkıştırıyorsa da bence Türkiye özellikle seçimler öncesi, Trump’ın bu ikircikli halinden yararlanarak PKK’ya ciddi darbe vurma yoluna gitti. Bir de son operasyonlarla zaten PKK ciddi yaralar almıştı. 15-16 Haziran’da yeni bir hamle başlatacağız diye açıklamalarda bulunmuşlardı. Ki HDP’nin yürüyüşü de bu hamlenin bir parçası zaten. Avrupa’nın birçok ülkesinde de bu minvalde hareketlilik yaşanıyor. Türkiye onların hareketliliğine savunmada kalıp durdurma yerine saldırıyla yerinde cevap vermiş oldu. Bunlar ciddi bir ikilem yaşayacaktır bu anlamda.

CHP’ye mesaj içeriyor

Bir diğer anlamda, biliyorsunuz CHP ve bazı muhalif kesimler HDP ile ittifakı genişletme çabasında. Bir anlamda CHP’ye de bir mesaj. Yani CHP’yi HDP’yle ittifak yapmaktan geri adım attırmaya yönelik diye düşünüyorum.

Hakan Fidan’ın ziyareti önemli

Ve en önemlisi: Birkaç gün önce Hakan Fidan Bağdat’ı ziyaret etti. Yeni Başbakan’la görüştü. O da bir nevi Hakan Fidan’ın meslektaşı, Irak’ın eski istihbarat başkanı. Bu operasyon ondan sonra geldi. Kanımca bundan sonra Türkiye Irak’ta merkezi hükümetle daha yakın ilişki içerisinde ve de dediğim gibi ABD’deki seçimleri beklemeden bu dönem içinde PKK’ya vurulabilecek en büyük darbeyi vurmaya çalışıyor.

– Operasyonlar devam eder mi?

Lokal operasyonlar devam edebilir. Özellikle Şengal-Mahmur bölgelerinde keşif uçuşları sürüyor. Özellikle Şengal bölgesi bu açıdan kritik, Şengal PKK’nın Irak ayağıyla Suriye ayağını birleştiren nokta. Geçiş güzergahı. Hem lojistik destek hem eleman desteğini oradan temin ediyor. Aynı zamanda oradaki PYD’nin alana açılmasını sağlıyor. Büyük ihtimalle oraya yönelik operasyonlar devam eder. Şu anlık itibariyle bu operasyonların lokal süreceğini düşünüyorum. Böyle toplu bir müdahalenin şimdilik devam edeceğini düşünmüyorum.

Özellikle Libya’da savaşın seyrini değiştiren müdahalesi, Türkiye’ye büyük özgüven sağladı. Özellikle İHA ve SİHA’ların güçlü şekilde kullanılması bu özgüveni pekiştiriyor. Şimdi bütün mesele burada bunu yaparken aynı zamanda diplomasiyi de güçlü şekilde Türkiye yürütebilirse önümüzdeki aylar PKK’nın çok çok ağır darbeler alacağı döneme tekabül edebilir diye düşünüyorum.

Türkiye’nin operasyonla ilgili verdiği net mesaj

Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar’ın açıklamaları şöyle:

“Sahadan gelen bilgiler sadece Sincar’da 20’den fazla hedefin vurulduğu doğrultusunda. Türkiye şu ana kadar Sincar’da böyle bir etki ortaya koymadı. Sincar PKK için son derece önemli bir karargaha dönüşmüş durumda. Hem siyasi anlamda hem lojistik anlamda hem askeri anlamda hem insan kaynağı anlamında hem de kendisini dünyaya pazarlama anlamında. Çünkü oradaki Ezidi dramını PKK’nın meşrulaşması için kullanıyor.

Bu alanda harekatın yoğunlaşması kendi içerisinde çok büyük bir anlam taşıyor. Bakıldığı zaman genellikle karargahları ve yollar üzerinde konuşlanmış olan kontrol noktalarını, kontrol noktaları etrafında şekillenmiş olan kamp alanlarını vurulduğunu görüyoruz. Ve patlamalar var. Bölgeyi kontrol ediyor, sadece geçişi değil. Oranın hakimi benim mesajını vermiş olduğunuz alanlarda vuruyorsunuz. Bu son derece anlam taşıyor.

81 hedefin imha edildiği, farklı üslerden onlarca uçağın kalktığı, sadece savaşların değil tanker uçaklarının da katıldığı son derece önemli, kapsamlı kudret, kabiliyet ve kapasite gösterisi var aslında. Akdeniz’de yapılan güç gösterisinden sonraya tekabül etmesi de büyük bir anlam taşıyor. Sadece PKK hedeflerine yönelik yapılan etkisizleştirme harekatından ziyade, dosta ve müttefiklere verilen güven mesajı var. Türkiye’nin karşısına geçmiş, yerel, bölgesel ve küresel eksendeki güçlere karşı da kararlılık ve caydırıcılık mesajı verildi.”

TSK eyleme kalkışan PKK’nın canını acıttı

Doğu Akdeniz’de veya Libya’da karşımıza kimler çıkmış ise, burada da karşımızda oldukları bilinci ile, onların kullanmış oldukları aygıta karşı, terör örgütüne karşı yapılmış çok önemli bir harekat ile karşı karşıyayız. Kullanılan mühimmat tipleri, sivillere karşı hassasiyet, hedeflerin vurulmasına yönelik kabiliyet son derece etkileyici. PKK, sivilleri canlı kalkan olarak kullanmaya başladılar. Avrupa’da gece yarısı eyleme kalkıştılar. Buradan anladığım şu TSK, YPG/PKK’nın canını bu operasyonla çok acıttı.

Kandil, Sincar ve Mahmur erişilemez olarak gördükleri noktalar. Sincar ve Mahmur, ABD ve Fransa marifeti ile insan kaynağı, lojistik faaliyet gibi stratejik bir noktaya dönüştürdüler. Türkiye buralara erişemez sandılar. Türkiye nokta hedefleri vurarak bunları etkisizleştirdi.

Haber7

Show More
Bir cevap yazın