Ankara

KaraDeniz Media

Karadeniz Medyasi

Ankara

Ankara’da polise saldırı

Ankara Kızılay’da denetim yapan polislerden biri, kırmızı ışıkta geçtiği gerekçesiyle ceza yazılmak istenen bir kişinin saldırısına uğradı.

Ankara’da maske uygulaması yapan polis, yayalardan birine kırmızı ışık uyarısı yapınca tekmeli saldırıya uğradı. Olay anı kameralar tarafından saniye saniye kaydedildi.

Kızılar Meydanı’nda maske denetimi yapan ekipler, kırmızı ışıkta geçen yayaya ceza yazmak istedi. Yapılan uyarı sonrası küplere binen vatandaş, kendisine müdahale eden polislere saldırdı. Bu esnada bir polis memuru aldığı darbe sonrası olduğu yere yığılıp kaldı.

“Kurallara uymayanlara yaptırım uygulamalarımız devam edecek”

Ankara Valisi Şahin, Covid-19 ile mücadele çalışmalarına ilişkin, “Hoşumuza gitmiyor ama kurallara uymayanlara yaptırım uygulamalarımız devam edecek” dedi.

Ankara Valisi Vasip Şahin, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, başkentte yürütülen denetimlerden görseller paylaştı.

Ekiplerin restoran, lokanta, kafe ve alışveriş merkezlerinde “Kontrollü sosyal hayat” ve hijyen denetimlerine devam ettiğini belirten Şahin, şunları kaydetti:

“Denetimlerimiz bundan sonra da devam edecek. Hoşumuza gitmiyor ama kurallara uymayanlara yaptırım uygulamalarımız devam edecek.” 

Ahmet Kekeç: Darbe girişimi başarılı olsaydı, Başbakanlık koltuğunda…

Akşam yazarlarından Ahmet Kekeç, bugün yayınlanan “15 Temmuz hala devam ediyor” başlıklı yazısında çarpıcı ifadeler kullandı.

İşte o yazı:

Cevabını herkesin bildiği bir soruyla başlayalım: Son 10 yılda meydana gelen darbe girişimlerinde ve istikbaldeki darbe girişimlerinde hedef kimdir?

Bu soruya, “Hedef demokrasidir” gibilerden, ortadan gitmeyi tercih eden cevaplar vermeyeceksiniz muhtemelen…

Hedef bellidir:

Recep Tayyip Erdoğan…

Önce “15 Temmuz’un Başbakanı kim olacaktı?” sorusunun cevabına bakalım.

CHP’den istifa eden Emine Ülker Tarhan bence bu sorunun cevabını vermişti:

“Bir süredir CHP ve cemaat ittifak halinde. Kılıçdaroğlu elinde bir takım tapelerle iki seçim geçirdi. Bunlar yasal dinlemeler de değil. İnternete düşmüş illegal kayıtları sürekli okuyor.”

Emine Ülker Tarhan bu açıklamayı yaptığında, hepi topu iki seçim dönemini geride bırakmıştık. Sonrasında, iki seçim daha yaşadık. Kılıçdaroğlu bu iki seçim dönemini de “sürekli okumalar”la geçirdi. Sadece tape okudu. Yeni ve orijinal bir şey söylemedi.

Bu “sürekliğin” karşımıza çıkardığı ittifakı konuşmamız şart.

Kılıçdaroğlu, CHP’de bir “yan unsur” iken, Doğan Medya Grubu’nun da gayretleriyle, bir anda parlatılmış; “Dosyacı Kemal”den, “Gandi Kemal”e, birtakım taltif ifadeleriyle vitrine çıkarılmıştı.

Ona “Dosyacı Kemal” unvanını kazandıran “dosyalar”a da bakmamız gerekiyor.

Bu dosyaları kim ya da kimler ulaştırdı?

17/25 Aralık’ın sahte dosyalarıyla, Kılıçdaroğlu’nun elindeki dosyalar niçin benzer özellikler gösteriyor?

Kılıçdaroğlu’nun elindeki bir dosyaya göre, o sırada AK Parti’de milletvekilliği yapan bir siyasetçi, sahip olduğu nakliye araçlarıyla uyuşturucu taşıyordu.

İddia fos çıktı. Kılıçdaroğlu attığı iftirayla kaldı.

Ama durmadı.

Bir dosya da, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek için patlattı.

İkili, bir canlı yayında karşı karşıya geldiler.

Kılıçdaroğlu, onca mesnetsiz cümlesine rağmen Doğan Medya Grubu tarafından “tartışmanın galibi” ilan edildi. “Parlatma süreci” de böyle başladı.

Denilen şuydu:

Bu iş Deniz Baykal’la olmuyordu, CHP’nin başına dosya siyaseti yaparak rakiplerinin tozunu attıran Kemal Kılıçdaroğlu gibi bir “dürüstlük abidesi” getirilmeliydi.

Üstelik, Kılıçdaroğlu yabancı sayılmazdı. Bir dönem Cem Boyner’in “Yeni Demokrasi Hareketi”ne göz kırpmıştı. Soros’un vakıflarında üyeydi. Mebzul miktar liberal dosta sahipti. Her bakımdan mutemetti.

Kaset skandalı, işte bu “hazırlanmış altyapı”nın üzerine patladı yahut patlatıldı.

Deniz Baykal istifa etti.

Doğan Medya Grubu ve FETÖ gazetelerinin “çekil” kampanyasında başı çektiklerini hatırlatmaya gerek yok. Baykal’ı göndermek için muazzam bir ittifak oluşturmuşlardı.

Derken, Kılıçdaroğlu çıkageldi.

Bir “yan unsur” olan ve “sahte yolsuzluk dosyası” patlatmak dışında ayırıcı bir vasfı bulunmayan Kılıçdaroğlu…

Hatırlarsanız, önce “genel başkanlıkta gözüm yok, aday olmayacağım” demiş, Baykal’ı (ve Baykal kontenjanındaki muhtemel adayları) temin etmişti. Sonra da, niyeyse, “ani bir kararla” adaylığını ilan ederek ittifakla genel başkan seçilmişti.

CHP’yi “FETÖ’nün stepnesi” haline getiren olayların miladını, FETÖ patentli “kaset skandalı” oluşturuyor.

15 Temmuz girişimi başarılı olsaydı, Başbakanlık koltuğunda, FETÖ’ye kol kanat germe görevini hiç aksatmamış mutemet bir siyasetçiyi görecektik.

Şaşırmayacaktık.

Tıpkı “sosyal medya” üzerinden yürütülen kampanyaya şaşırmadığımız gibi…

Koronavirüs bile trafik canavarını durdurmaya yetmedi! On binlerce kaza, yüzlerce can kaybı

Türkiye’nin kanayan yarası haline gelen trafik kazaları, koronavirüsle mücadele sürecinde de dinmedi. Ölümcül salgın nedeniyle toplumun büyük kesiminin karantinada olmasına rağmen, 2020’nin ilk 4 ayında 106 bin 545 trafik kazası gerçekleşti, 543 kişi yaşamını yitirdi.

Yapılan tüm ikaz ve denetimlere rağmen kural tanımaz sürücüler, ocak söndürmeye devam ediyor. Dünyayı kasıp kavuran koronavirüs salgını sebebiyle toplumun büyük kesiminin karantinada olmasına rağmen 2020’nin ilk 4 ayında Türkiye genelinde meydana gelen 106 bin 545 trafik kazasında 60 bin 626 kişi yaralanırken 543 kişi hayatını kaybetti. Bursa’da 4 aylık dönemdeki kazalarda 15 kişi ölürken, 2 bin 189 kişi de yaralandı.

60 binden fazla yaralı

Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanlığı, 2020 Nisan ayı dönemine dair kaza bilançosunu kamuoyu ile paylaştı. Bir ay boyunca ülke genelinde meydana gelen 15 bin 212 kaza meydana geldi. 7 bin 747 kişi yaralanırken 142 kişi hayatını kaybetti. Yılın 4 ayında ise meydana gelen 106 bin 545 trafik kazasında 60 bin 626 kişi yaralanırken 543 kişi hayatını kaybetti. Kazalardan 40 bin 726’sına sürücü kurusu sebep olurken, 3 bin 678 kazaya yaya, 939 kazaya araç, 197 kazaya yol, 568 kazaya ise yolcu kusuru damga vurdu.

Yüzlerce alkollü sürücü kazaya karıştı

Yılın ilk 4 ayındaki kazalardan bin 139’u kırmızı ışıkta durmayan sürücüler yüzünden gerçekleşirken, taşıt giremez trafik işareti bulunan yerlere giren 962 sürücü de kazaya davetiye çıkardı. Alkol alıp direksiyon başına geçen 610 kural tanımaz sürücü, yaralamalı ve ölümlü kazalara karıştı. Aşırı hızla araç kullanan 377 sürücü de kazalara davetiye çıkardı.

Sürücülerin anlaştığı kazalar dahil edilmedi

Resmi verilere göre; yılın 4 ayında Ankara’da 25, Bursa’da 15, İstanbul’da 24 ve İzmir’de 41 kişi trafik kazalarında hayatını kaybetti. Bin 490 yaralamalı kazanın meydana geldiği Bursa’da 2 bin 189 kişi hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.

Bursa Emniyet Müdürlüğü, kent genelinde geçtiğimiz Nisan ayında 205 kazada 279 kişinin yaralandığını, 3 kişinin de hayatını kaybettiğini duyurdu. Açıklamada; sürücülerin anlaştığı kazaların ise rakamlara dahil olmadığı belirtildi.

Dört aylık dönemde ülke genelinde 4 milyon 883 bin 240 sürücü ve yayaya 1 milyar 978 milyon 874 bin 156 lira ceza kesildi. Cezalardan 1 milyar 394 milyon 6745 bin 973 liralık bölümü kural ihlali yapan araçların plakasına yazıldı. Ocak – Nisan döneminde alkol alıp direksiyona geçen 48 bin 943 sürücü hakkında ise yasal işlem uygulandı. Çeşitli kural ihlalleri sebebiyle 356 bin 743 araç ise trafikten men edildi.

Evi kumarhaneye çeviren 16 kişiye para cezası

Ankara’nın Çubuk ilçesinde kiraladığı apartman dairesinde kumar oynattığı belirlenen kişi gözaltına alındı, kumar oynayan 16 kişiye para cezası uygulandı.

Ankara’da Yıldırım Beyazıt Mahallesinde bir apartman dairesinde kumar oynandığı ihbarı üzerine polis ekipleri operasyon düzenledi.

Daireyi kiralayarak kumarhaneye çevirdiği belirlenen E.Ö, gözaltına alındı. Zanlı hakkında “bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma” suçundan da adli işlem yapıldı.

Adreste bulunan 16 kişiye ise kumar oynama suçlamasıyla 4 bin 375’er lira olmak üzere toplamda 70 bin lira para cezası uygulandı.